Aralik ayinda tezgahi toplamak...
ya da toplamamak...
iste butun mesele bu.
Kisaca geriye donersek, Fener macindan once kaybedersek "bence" sampiyonluk sansimiz biter diyen ve maalesef hala da ayni seyi dusunen biri olarak, Gs macini kaybedersek ilk iki sansimizin bitecegini ve bundan sonra Sivas, Kayseri vs. gibi takimlarla UEFA mucadelesine girecegimizi dusunuyorum.
Bunlar tabii kesinlikle salt puan bazli dusunceler degil. Fener maci bir psikolojik esikti. Avrupa macerasi bitmek uzere olan rakibini ligde de ucurumdan asagi atmak ve kendi futbocularinin kafasina bu yil gercekten sampiyon olabiliriz dusuncesini sokmak demekti.
Bunu basaramadik, ki ardindan Fenerin cikisi ve bizim dususumuzle bu macin sonuclari yikici oldu. 6. siraya kadar geriledik. Gs maci yine en az puan kadar bir psikolojik esik maci. Kazanirsak, bu kez ne futbolcular ne de camianin buyuk bolumu sampiyon olacagimiza bir anda inamayacak ama en azindan sampiyonluk yarisinda sonuna kadar kalabilecegimize dair inanclar percinlesir.
Kaybetmemiz durumunda bu yilin da gecmis yillardan farki olmadigina dair dusunce guclenir. Zaten kirilgan bir yapidaki camia kendini toparlayamaz. Surekli iddiali demecler veren (ki bence bunu yapmak zorunda olan) Denizli, zorlu maclarin yanisira iki derbiyi de kaybetmis olursa, hem taraftarda hem kendi oyunculari uzerindeki guvenini tamamen sifirlar ve isi birkac kat daha zora girer.
Ikinci yari bir seri yakalariz, birkac hafta boyunca "acaba olur mu?" diye umitleniriz, ardindan ya kendi hatalarimizla ya da hakem manipulasyonu ile devre disi kaliriz. Buyuk maclari ve derbileri kazanamadigimiz icin bunlar medya tarafindan her zamankinden cok daha kolay gecistirilir ve "zaten tum rakiplerine yenilmissin hala hakemdern mi bahsediyorsun" seklinde bir savunma mekanizmasi ile ustu kapatilir.Biz de UEFA mucadelemize kaldigimiz yerden devam ederiz. (ancak bu sene bu da oldukca zor gecer)
Zaten Avrupa''da olmayan Besiktas icin Aralik ayinda lig tezgahi da toplanmamali.